Gazze’de Sağlık Hakkı, Yaşam Hakkı ve Halk Sağlığı Hedef Alınıyor

Gazze’nin kuzeyindeki Kamal Advan Hastanesi Müdürü Dr. Hussâm Ebu Safiyye, 27 Aralık 2024’te hastaneye düzenlenen İsrail baskınının ardından gözaltına alınmış, hakkında resmî bir suçlama yöneltilmeden ve yargılama yapılmadan tutuklanmıştı. O günden bu yana İsrail’in elinde tutsak olan Dr. Ebu Safiyye’nin tutukluluğunun İsrail mahkemesi tarafından yeniden uzatıldığı açıklandı. İnsan hakları örgütleri, Dr. Ebu Safiyye’nin ağır cezaevi koşullarında, ilaçlarına ve gerekli tıbbi bakıma erişemeden tutulduğunu bildiriyor.

Avukat görüşmeleri ve insan hakları örgütlerinin aktarımlarına göre Dr. Ebu Safiyye ciddi kilo kaybı, kötü muamele, sağlık durumunda bozulma ve hijyen eksikliğine bağlı hastalıklarla karşı karşıya. Serbest bırakılan tutukluların anlatımları da Filistinli sağlık çalışanlarının tutsaklık sürecinde fiziksel ve psikolojik şiddete, kötü muameleye ve tıbbi ihmale maruz bırakıldığını gösteriyor.

Savaşlar ve silahlı çatışmalar sırasında hastanelerin, sağlık merkezlerinin, hastaların ve sağlık çalışanlarının korunması Cenevre Sözleşmeleri ve uluslararası insancıl hukuk tarafından açıkça güvence altına alınmıştır. Ancak buna rağmen Ekim 2023 sonrasında Gazze’de yürütülen soykırım saldırıları sırasında hastaneler hedef alınmış, sağlık sistemi ağır biçimde tahrip edilmiş, çok sayıda sağlık çalışanı öldürülmüş ya da alıkonulmuştur. Birleşmiş Milletler İnsani İşler Koordinasyon Ofisi’nin, OCHA, Eylül 2025 tarihli etki raporunda, Gazze Sağlık Bakanlığı kaynaklı verilere göre 1.722 sağlık çalışanının öldürüldüğünü açıklanmıştır.

Gazze’de yürütülen saldırılar yalnızca doğrudan sivil katliamıyla sınırlı değildir. Aynı zamanda yaşamı idame ettirmeyi olanaksız kılan büyük ölçekli bir çevre ve halk sağlığı yıkımı da İsrail eliyle bilinçli şekilde yaratılmaktadır. Abluka, yakıt ve ekipman girişindeki kısıtlamalar, atık toplama ve çevre sağlığı hizmetlerinin çökertilmesiyle birlikte Gazze’de salgın hastalık riski her geçen gün büyümektedir.

Ekim 2023’ten bu yana Gazze’de yüz binlerce ton atığın biriktiği, saldırılar sonucu oluşan on milyonlarca ton molozun ise yerinden edilmiş sivillerin yaşam alanlarını kuşattığı bildirilmektedir. Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı, UNDP, Gazze’deki molozun mevcut koşullarda temizlenmesinin yıllar alabileceğini ve Şubat 2026 itibarıyla molozun yalnızca yaklaşık yüzde 0,5’inin kaldırılabildiğini açıklamıştır. Birleşmiş Milletler Çevre Programı, UNEP, ise hasarlı ve yıkılmış binalardan kaynaklanan moloz miktarının, temizleme ve yeniden inşa süreçleri açısından başlı başına büyük bir kriz oluşturduğunu vurgulamaktadır.

Biriken atıklar, yıkılmış altyapı, kanalizasyon sisteminin çökmesi, temiz suya erişimin kısıtlanması ve böcek/kemirgen mücadelesi için gerekli malzemelerin girişinin engellenmesi Gazze’de yeni bir halk sağlığı felaketinin koşullarını yaratmaktadır. Reuters’ın aktardığına göre Dünya Sağlık Örgütü’nün Gazze temsilcisi, 2026 yılı içinde kemirgen ve ektoparazit ilişkili yaklaşık 17 bin enfeksiyon vakası bildirildiğini açıklamıştır.

Bütün bunlar, Gazze’de sağlık hakkının sağlık çalışanlarının tutuklanmasıyla, ilaç ve tıbbi malzemeye erişimin engellenmesiyle, atıkların toplanamamasıyla, molozların kaldırılamamasıyla, salgın hastalıkların önlenememesiyle ve yaşam alanlarının sistematik biçimde yaşanmaz hale getirilmesiyle açıkça hedef alındığını göstermekte.

Ateşkese rağmen İsrail’in sürdürdüğü saldırılar, abluka ve insani yardım üzerindeki kısıtlamalar Gazze’deki krizi her geçen gün daha ağır ve onarılması daha güç bir hale getirmektedir. Uluslararası hukuk kurallarının açıkça ihlal edildiği bu tablo karşısında sessiz kalınmamalıdır.

Dr. Hussâm Ebu Safiyye ve İsrail hapishanelerinde tutsak olarak tutulan tüm sağlık çalışanları derhal serbest bırakılmalıdır!

Gazze’de hastanelere, sağlık çalışanlarına, sivillere ve altyapıya yönelik saldırılar durdurulmalıdır!

Abluka kaldırılmalı, ilaç, tıbbi malzeme, yakıt, temiz su, atık toplama ekipmanı ve çevre sağlığı hizmetleri için gerekli tüm malzemelerin bölgeye girişine koşulsuz izin verilmelidir!

Gazze’de sağlık hakkını, yaşam hakkını ve halk sağlığını savunmak, Filistin halkının özgürlüğü ve insan onuruna yakışır koşullarda yaşama hakkı için mücadeleyi büyütmek tüm dünyanın ortak sorumluluğudur.

İSTANBUL TABİP ODASI

FİLİSTİN’LE DAYANIŞMA ÇALIŞMA GRUBU

Paylaş: