8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde Filistinli Kadınları Unutma!

Emperyalist ve Siyonist işgal politikalarının yarattığı yıkımın ortasında Gazze’de kolonyal şiddetin en ağır sonuçlarını kadınlar ve çocuklar yaşıyor. Gazze’de kadın hastalıkları ve doğum hizmetlerinin verildiği hastaneler, doğumhaneler ve yenidoğan yoğun bakım üniteleri İsrail’in saldırıları sonucunda ya tamamen yıkıldı ya da çalışamaz hale geldi. Jinekolojik tıbbi malzemeler, doğum kitleri, yeni doğan bebekler için formül mama ve yaşam destek ekipmanları büyük ölçüde yok edildi.

Sağlık sisteminin çökmesi nedeniyle hamilelikler açlık, susuzluk, barınma sorunları ve sürekli yerinden edilme koşullarında, çoğu zaman hiçbir sağlık hizmetine erişim olmaksızın sürdürülmek zorunda kalınıyor.

İnsan Hakları için Doktorlar örgütünün açıklamalarına göre İsrail’in saldırıları sonucunda anne ve yenidoğan ölümlerinde belirgin artış yaşanırken erken doğum ve düşük oranları da ciddi biçimde yükseldi.

Ekim 2023’ten bu yana Gazze’de binlerce sağlık çalışanı İsrail tarafından hedef alındı, 1.400’den fazla sağlık emekçisi yaşamını yitirdi. Öldürülenler arasında çok sayıda kadın hekim, hemşire ve ebe bulunuyordu. Kadın sağlık çalışanları bombardıman altında doğum yaptırmaya ve yaralıları tedavi etmeye çalışırken yaşamlarını kaybetti.

Aynı dönemde Siyonist İsrail güçleri tarafından 680’den fazla Filistinli kadın tutuklandı.  Tutuklanma gerekçeleri çoğu zaman İsrail otoritelerinin onaylamadığı sosyal medya paylaşımları ya da aranan aile üyeleri üzerinde baskı kurma amacı taşıyordu. Tutuklanan kadınların bir kısmı ise yasaklı kabul edilen örgütlerle ilişkili oldukları iddiasıyla cezaevlerinde tutuluyor. Yemek, su ve hijyenik ihtiyaçların karşılanmadığı; aile üyeleri ve avukatlarla görüşmenin engellendiği, akut gelişen sağlık sorunlarının ve mevcut kronik hastalıkların ihmal edildiği koşullarda tutulan kadınların sistematik kötü muamele, fiziksel şiddet, psikolojik işkence ve çıplak aramalara maruz bırakıldığına dair çok sayıda tanıklık bulunuyor.

Gazze’de kadınlar açlığın, susuzluğun ve hijyen eksikliğinin de yükünü taşıyor. Temel hijyen ürünlerine erişimin olmaması ve güvenli barınma alanlarının yokluğu kadınların sağlık risklerini katlayarak artırıyor. Sürekli yerinden edilme ve belirsizlik hali kadınların ruh sağlığı üzerinde de ağır bir yıkım yaratıyor.

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü, kadınların eşitlik mücadelesinin yanı sıra emperyalizme, işgale ve kolonyal şiddete karşı dayanışmanın da günüdür. Gazze’de Siyonist saldırılar altında yaşam mücadelesi veren Filistinli kadınların yaşam ve sağlık hakkını savunmak bugün 8 Mart’ın en temel sorumluluklarından biridir. İstanbul Tabip Odası Filistin’le Dayanışma Çalışma Grubu olarak Filistinli kadınların mücadelesiyle dayanışma içindeyiz.

İstanbul Tabip Odası Filistin’le Dayanışma Çalışma Grubu

 

 

Paylaş: